fransadaki AKDAGMADENi sevdalilari

Ekmeleddin İhsanoğlu aslında nereli? Neden Kahire'de yaşadı? Kaç dil biliyor? 1924 yılında İstanbul’dan Kahire’ye eğitim için giden Yozgatlı Müderris İhsan Efendi’nin, Kahire’de doğup büyüyen ve bugün CHP ve MHP tarafından "ortak çatı aday" olarak ilan edilen İslam Konferansı Örgütü (İKO) eski Genel Sekreteri Ekmeleddin İhsanoğlu'nun ilginç hikayesi..."Kahire doğumluyum, ama nüfus kaydım Yozgat’ta"Yozgatlı müderris İhsan Efendi, okumak için Kahire’ye gittiğinde yıl 1924’tü. El Ezher’den mezun olduktan sonra Mısır Osmanlı Arşivleri’nde çalışmaya başlar. Ayn Şems Üniversitesi Şarkiyat Bölümü Türk Dili ve Edebiyatı Kürsüsü’nü kurar. Rodoslu bir Türk olan Saniye Hanım’la evlenir. 1943’de de Ekmeleddin İhsanoğlu doğar.Hiç gitmese de babasından Yozgat hakkında çok şey dinleyen ve Yozgat kültürünü öğrenen Ekmeleddin İhsanoğlu, ata topraklarına ancak babasının ölümünden 9 yıl sonra 1970 yılında gider.O zaman hissettiklerine dair şunları söylüyor:“Yozgat’ta dolaşırken sanki ayaklarım yere daha sağlam basıyor, sokaklarda daha güvenle yürüyordum.” O ziyaret sonrası dedesinin konağını diğer üç hissedarın hissesini ödeyerek alan İhsanoğlu, “Oraya yerleşiriz, yazları, kışları sılada bulunuruz diye düşünmüştük.” diyor.YOZGAT'TAN HİÇ KOPMADIMYoğun çalışma temposu, bu hayalini gerçekleştirmesini engellemiş. Fakat baba memleketinden kopmamış.Diyor ki; “Yozgat’taki kaydımı sildirmedim. Ankara’da 10, İstanbul’da 30 seneden fazla yaşadığım halde hiçbir zaman kaydımı almadım. Askerlik yoklamalarımı Yozgat üzerinden yaptım. Çocuklarım doğdukları zaman Yozgat’taki kaydımızı nakletmedim. Yozgat hep referans oldu bizim için.”Hoca, doğup büyümediği halde baba vatanına bu kadar bağlı olmasının sebebini şöyle anlatıyor: “Bir nevi geleneği korumak, kökleri sağlam tutmak. Aslından ve menşeinden emin olmak meselesiydi. Referans noktalarını değiştirmek istemeyen bir anlayış içinde baktığım için Yozgat’tan hiç kopmadım.”İhsanoğlu’nun annesi Rodoslu olduğu için Mısır’daki evlerinde Rodos ve Yozgat kültürü bir arada yaşanmış. Annesi mesela Yozgat yemeği olan arabaşı da yaparmış. Tabii Ege’ye has zeytinyağlıları da çok leziz olurmuş. Hoca, annesinin kabak çiçeği dolmasından da ‘çok güzel yapardı’ diye söz ediyor.DEĞERLİ KİTAPLARI BOZOK ÜNİVERSİTESİ'NE BAĞIŞLADIihsanoğlu, babası ile kendisinin 100 yıllık kütüphanesini ve dedesinden kalma konağı, 2013 yılında Yozgat Bozok Üniversitesi’ne bağışladı.Babasının Yozgat’ta oluşturmaya başladığı ve Kahire’de devam ettiği kütüphaneye küçük yaşlardan beri İhsanoğlu’nun da büyük katkıları olmuş. Özellikle de uluslararası görevleri döneminde. Hoca, “Kütüphanemin bir kısmını IRCICA’ya, bir kısmını çeşitli kurumlara vermiştim. Ama Yozgat için böyle bir fikir belirince, çok değişik yerlerden kitaplar edinerek kütüphaneyi yeniden oluşturmaya başladım.” diyor.İhsanoğlu’nun Yozgat Bozok Üniversitesi’ne bağışladığı kütüphanesinde temel referans kitapların yanı sıra İslam ve Türk kültürü, Osmanlı, sanat, mimarlık ve din tarihiyle ilgili kitaplar var. Çok kıymetli ilk basım Mushaflar, eski yazma eserler de Yozgat’a gidecek kütüphanede yer alıyor.