Реформаторски Блок-Ардино

KIRCAALİ
Bulgaristan’ın güneyinde bulunan ve nüfusunun% 70’i Türklerden oluşan Kırcaali, Haskova şehrine 50, Filibe şehrine 90, Gümülcine şehrine 80 ve Edirne şehrine 120 km mesafededir. Kırcaali, 1. Balkan Savaşında, düzeni ve güvenliği sağlayan Ali Yaver Paşa komutasındaki Osmanlı garnizonu Trakya cephesine çekildikten sonra, 21 Ekim 1912 tarihinde Bulgaristan ordusunca işgal edilmiştir. “ İşgal edilmiştir” çünkü Kırcaali, hemen hemen tamamen Türklerden oluşan bir kasabaydı ve Kırcaali bölgesinde - Doğu Trakya’nın aksine - Bulgar ordusunca kurtarılacak kadar Bulgar yaşamıyordu ve bu bölgede kurtarılan Türkler değil, katledilen binlerce sivil Türk olmuştur. Çünkü daha sonra Bulgar ordusu da Trakya cephesine geçmek zorunda kalmıştır ve ortalık Türkleri katleden Bulgar çetecilere kalmıştır. Bu katliamlar genellikle Domuzciev yönetimindeki ve diğer çeteciler tarafından işlenmiştir. Kırcaali bölgesinin hemen hemen her yerleşim yerinde, Balkan Savaşında şehit düşen ve tamamen sivillerden oluşan şehitlikler bunun kanıtıdır. 2. Balkan savaşında, Eşref Kuşçubaşı(Sencer) ve Süleyman Askeri yönetimindeki Osmanlı düzenli ordusundan ayrılan 16 subay ve 100 askerden oluşan bir grup, Meriç’in Batı kısmına geçerek içinde Dedeağaç, Gümülcine, İskeçe, Paşmaklı ve Kırcaali’nın de bulunduğu Batı Trakya Türk Cumhuriyetini kurmuşlardır. Bu Cumhuriyet yerel halk tarafından o kadar destek görmüştür ki, gönüllülerden oluşan ordusu 30 bine kadar ulaşmıştır. Ancak Batı devletlerinin baskısıyla, Osmanlı devleti ile Bulgaristan arasında imzalanan 29 Eylül 1913 İstanbul antlaşmasıyla, Kırcaali, Bulgaristan sınırları içinde bırakılmıştır. Bu antlaşmadan sonra, Batı Trakya Türk Cumhuriyeti’nin üstüne Osmanlı devletinin baskısı da eklenince, Cumhuriyet, kendisini 25 Ekim 1913 tarihinde lağvetmek zorunda kalmıştır. Kırcaali, Bulgaristan sınırları içine 21 Ekim 1912’de değil, 25 Ekim 1913 tarihinde savaşsız eklenmiştir. Ve… Kırcaali bölgesinde yaşayan Türkler sömürge halkı olarak görülmeye başlanmış ve Türklerin bitmeyen çilesi de… Balkan savaşı esnasında ve daha sonraki senelerde sürekli baskı yapılarak, Türkler göçe zorlanmıştır. Bu zulüm, 1984 - 1989 yıllarında Türklerin isimlerini Slav- Hıristiyan isimleriyle değiştirildiği ve akabinde gerçekleştirilen 1989 zorunlu göçüyle had sayfaya ulaşmıştır. Bugün Bulgaristan, AB üyesi bir ülke olsa da, Kırcali’de yaşayan Türkler hala sömürge halkı olarak görülmektedir…Örneğin Kırcaali’de Türkler, çoğunluk olmalarına rağmen, bazı devlet dairelerinde tek bir Türk çalıştırılmamaktadır, devlet dairelerinde çalışan Türklerin oranı % 10 geçmemektedir. Büyük marketlerde dahi, çalışan Türklerin oranı %20’yi geçmemektedir.Türkçe seçme ders olsa da, bu sadece göstermeliktir, 1993 yılından beri Türkçe ders kitapları basılmamaktadır. Kırcaali merkezde tek bir çocuk Türkçe eğitim görmemektedir…Bugün Kırcaali şehir içinde tek camiye karşılık, dört tane kilise vardır. Bugün Kırcaali medresesi dahi gasp edilmiştir...